temizleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
temizleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2017 Pazar

Kask Temizliği

Herkese Merhaba,

Kaç gündür aklımda olan ama üşendiğimden ötelediğim bir işim vardı: Kaskımı temizlemek. 2 yıldan uzun zamandır bu kaskımı kullanıyordum ve vizör temizliği ile çok daha seyrek yaptığım dış temizliği dışında kapsamlı bir temizlik yapmanın vakti gelmişti. Tatlı su motorcusu sayıldığım için genelde bahar ve yaz aylarında motosiklet kullanıyorum ve bu sebeple böcek eksik olmuyor kaskımdan.




Yine sürüşlerimin çoğunda balaklava ve buf kullanmadığım için kaskımın iç süngerleri de beni temizle diye bağırmaya başlamıştı artık. Bu işi artık daha fazla öteleyemeceğime kani olunca bu pazar günü kaskıma kapsamlı bir temizlik yapmaya karar verdim. Bu yazıda da kask temizliğimi nasıl yaptığımı size anlatmaya çalışacağım. Umarım kendi kaskını temizlemek isteyen arkadaşlara yardımcı olur.

Herşeyde olduğu gibi yanlış bir şey yapmamak adına önce bir literatür taraması yaptım. Daha önce de izlediğim ama bu sefer daha dikkatli izlediğim Altın Elbiseli Adam Kask Temizliği videosu bu işte benim yol göstericim olacaktı. (Ilgilenenler için link:https://www.youtube.com/watch?v=fiGCV673sBw&t=6s.) 

Ara not: Barkın Bayoğlu (Altın Elbiseli Adam) ın vefatına çok üzüldüm. Tahmin etmeyeceğim kadar çok üzüldüm. Kendisi gerçekten motosiklete başlamama vesile olan, tatlı-sivri dili ile anlattıkları sayesinde daha güvenli sürüşler yaptığım çok değerli biri. Vefatı sonrası videolarını bile izleyemez hale gelmiştim. Ama işte dün yine hafif bir tebessümle izledim ve minnetle andım kendisini. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun inşallah. 

Yukarıdaki videoya ilave olarak Arai nin web sitesinden kullanım talimatlarını okudum. Kısa da olsa kask temizliği hakkında bilgi vermişler, onu da göz önüne alarak kolları sıvadım.

1- Parçalara Ayırma:

Temizliğe başlamadan önce kaska monte intercom u çıkardım. Hoparlör ve mikrofon kablolarını da süngerleri demonte ederken toparlayıp kenara koydum. Onların suya değmeden kenarda uslu uslu beklemeleri gerekiyor.

Yine başımın belası vizör ü çıkarmam gerektiğini görünce yüzüm biraz asıldı. Videolarda çat diye iki saniyede çıkan vizör bende öyle nazlı öyle huysuz birşey oluyor ki, sabırlar çekerek, derin nefesler alarak çıkartıyorum (takıyorum) vizörümü. Muhtemelen benim kaskıma özel bir durum ama beni gerçekten yoruyor.

Kaskın içine geçiyorum ve kabloları çıkardıktan sonra süngerleri lego gibi sökmeye çalışıyorum. yanak ve alt bölgedekiler kolayca çıkıyor. Kafayı saran kısım ise içerde çıtçıt lar ile sabitlenmiş. Onlar da kolayca çıkıyor. Evet parçalara ayırdık. Şimdi temizlik zamanı.






 2- İç Süngerler ve Vizör Temizliği

Öncelikle büyükçe bir kap/leğen bulmaya çalıştım. Resimlerde gördüğünüz büyükçe kase gayet güzel işimi gördü. Ilık suya Johnson's Bebek Şampuanı karıştırarak temizlik yapacağımız köpüklü sıvımızı elde etmiş olduk. Gerek AEA videosunda gerekse kullanma kılavuzunda temizlikte kullanılacak kimyasalların çok önemli olduğu ve korumayı sağlayan dış kabuk ve içindeki strafor köpüğün yapısına zarar verebileceği belirtiliyor. Kimyasal olarak en masum olması gerekenenin bir bebek şampuanı olacağı varsayımı ile bebek şampuanı kullandım. (AEA tüyosudur)











Sünger parçaları tek tek yumuşak bir biçimde ovalayarak yıkadıktan sonra bol su ile duruladım. Burada önemli nokta hem yıkarken hem de durularken sünger parçalara nazik davranılması ve sert bir biçimde burularak sıkılmaması. Bunun sebebi olarak ise süngerlerde oluşacak deformasyonun hem fonksiyon hem de konfor olarak problem yaratma ihtimali. Yani bebek şampuanı kullanıyorsak, aynı mantıkla bebek yıkar gibi malzemelerimi yıkadık ve duruladık.

3. Kask Temizliği:


Yıkamada kullandığım kap malesef kaskımı alacak kadar büyük olmadığı için kaskı dışarda yıkamak zorunda kaldım. Bu yıkama için ikinci bir set şampuanlı su hazırladığımı da belirteyim. Üzerindeki böceklerin ve kirlerin yumuşaması için temizlik öncesi biraz oyalandım açıkçası. Sonrasında iç ve dışını bezle ve şampuanlı su ile yıkadım. Hava kanallarında ve kenarlarda kalan kir ve böcekler için ise eski bir diş fırçası kullandım. Çok daha kıyıda köşede kalmış bazı arkadaşlar için kürdan ve peçete yardımı ile dip temizlikleri yaptım. Resimde gördüğünüz sinek kardeşimiz benimle çok km yapmış olmalı ama maalesef yollarımızı ayırmanın vakti geldi. 

Sonrasında bol su ile durulayarak yıkama işlemi tamamlanmış oldu.










4. Kurutma:   


Havanın sıcak ama biraz esintili olmasının avantajını kullanarak diğer çamaşırların yanına parçaları astım. Direk güneşe maruz kalmamalarına dikkat ederek, arada bir çıkıp ne kadar kuruduklarını kontrol ederek birkaç saati geçirdim. Sonunda hepsi kurudular, ve mis gibi kokuyorlar. Artık montaj vakti.










8 Aralık 2013 Pazar

Headers (Egsoz Manifoldu) Temizleme ve Parlatma

Headers (Egsoz Manifoldu) Temizleme ve Parlatma

Herkese merhaba. İkinci yazım headers temizleme ve parlatma uzerine. Bildiğiniz üzere çıplak(naked) ya da yarı çıplak dört silindirli motosikletlerde görünüm olarak motorun albenisini artıran bir unsur da egsoz manifoldlarıdır. Bunlar ne kadar temiz ve parlak olurlarsa motosiklet o kadar güzel ve heybetli görünür. Madem dört silindirimiz var, herkes görsün, gören dönüp bir daha baksın değil mi?

Ancak bu boruları temiz tutmak o kadar da kolay değildir. Buradaki handikap ön tekerden gelen yol pisliğinin direk manifolda yapışması. Özellikle ortadaki iki boru çok fazla kire maruz kalır. Hele bir de egsozun sıcaklığı da eklenince o kirler normal yıkama ile çıkmaz hale gelir. Çok şükür benim aldığım motosikletin manfoldunda çok çok fazla kir yoktu. Her zamanki gibi bunların nasıl temizleneceği konusunda motoru aldığım arkadaşı aradım. Sağolsun bilgi verdi. Bir yandan da interneti karıştırdım neler yapılıyor diye. Kimi tuzruhundan bahsediyor, kimi zımparadan. Kafam bayağı karıştı.

http://www.cbfturkiye.org/forum/viewtopic.php?f=7&t=14236. linkinde detaylı bir tarif buldum. Kafama yattı ve ben de uygulamaya karar verdim. Burada da dilim döndüğünce nasıl yapıldığını ve sonuçlarını, yani kendi tecrübelerimi anlatmaya çalışacağım. Başlangıç olarak manifoldun eski halini aşağıda görebilirsiniz.




Herşeyden önce manifoldun sökülüp temizlenmesi alternatifi üzerinde durmayacağımı belirtmek isterim. Buradaki daha basit bir uygulama. İmkan olsa motosikleti lifte alıp uygulamak çok daha ergonomik olurdu ama elimizde bir lift olmadığına göre yere bir bez veya karton serip uzerine uzanmak daha kolay bir çözüm.
Oncelikle egsozların motor çalıştıktan sonra çok kısa zamanda çok sıcak olabileceklerini hatırlatmak isterim. Bu işlem için mutlaka motor ve egsozların soğuk olması gerekiyor.

Uygulama 3 aşamadan oluşuyor.:

Birinci aşama motorun ve manifoldların normal bir sekilde temizlenmesi ve kolay çıkabilecek çamur, toz, sinek gibi pisliklerden arındırılması. Burada bir problem yok.

İkinci aşamamada ise metal parlatıcı ürünlerden kullanıyoruz. Benim gördüğüm Koçtaş, Baumax gibi yapı marketlerden bulabileceğiniz iki alternatif var. Birisi Henkel in MetylanMetal Parlatıcı, diğeri ise Polidol un Polisil Metal Parlatıcısı. İkisi de 20 TL nin altında fiyatlara sahipler. Ikisini de kullanma fırsatım oldu. Polisil i daha etkili ve hızlı bulduğumu söyleyebilirim.


Ellerimin kirlenmemesi için latex eldiven kullandım. Eldivenleri eczanelerde veya büyük marketlerde kolayca bulabilirsiniz. Daha önceki küçük motorumda çıplak elle gazyağı ile zincir temizliği yaptığım günden beri bu tip işlemleri eldivensiz yapmıyorum. Bu püf noktasını da motoru aldığım arkadaşım mustafa nın youtube daki zincir yağlama videosunda görmüştüm. Video için: http://www.youtube.com/watch?v=a1Yk3SK7Bp0

Bu urunleri lifli bir bez ile uygulamak faydalı oluyor. Bir paket bulaşık süngeri (yeşil kısımları) işinizi görecektir. Bulamazsanız patates çuvalı da olur. Ciddiyim :)

İşte burası işin zorlu kısmı. Sabırla, bıkmadan, yorulunca dinlenerek tek tek egsozları ovarak yukarıdaki ürünlerden bir tanesini uyguluyoruz. Elimizdeki sünger/bez çok kirlendiğinde temiz pamuklu bir bez ile manifoldu temizliyoruz. Biraz temizlenmeye/parlamaya başladığında insanın morali düzeliyor, daha bir şevk ile ovmaya başlıyor. Benim gibi kol kaslariniz biraz zayıfsa tüm işlemi tek seferde bitirmek zor olabilir. O yüzden aralarda molalar verin. Sonra tekrar koyulun işe. İnanın sonuca değecek. Boruların arası alta doğru daraldığı için oraları temizlemek biraz zor olabiliyor. Ancak yukarıda da dediğim gibi yere bir kilim/bez atıp farklı kollarla farklı açıları yakalamak mümkün.

Şimdi elimizde temiz ancak çok parlamayan bir manifold var. Bu şekliyle de çok güzel. Ancak manifoldun ayna gibi olması için Meguiars ın NXT Generation All Metal Polish ürünü gayet uygun ve başarılı. Onu da pamuklu bir bez ile yukaridaki uygulamaya benzer bir şekilde uyguluyoruz
 Aşağıda sadece Metylan ile temizlenmiş boruları ve sadece bir tanesine Meguiars uygulanmış halini bulabilirsiniz:




 Diğerlerine de aynı uygulamayı yaptığımızda insanın yüzünü güldüren bir manzara çıkıyor:





Not: Bu parlak beyaz renk motosikleti kullandıkça sarımsı krom rengini alacak ve ideal rengine kavuşacak. Nerden biliyorsun derseniz ben önce iki boruya metylan uyguladım. Yorulduğum için bıraktım. Sonra yaklaşık 200 km yol yaptıktan 1 hafta sonra kalan iki boruya polisil uyguladım. Sonra dördüne birden Meguiars uyguladım. (Altı üstü dört boru temizliyorum, ne kadar karmaşıklaştırmışım işi :) ) İlk iki boru temizlediğimde bembeyaz iken, yol yaptıktan sonra sararıp güzel rengine kavuştuğunu gördüm. 

Malum kış aylarındayız. Motorunuzla uzun kilometreler yapmak zor olabilir ancak bu onunla vakit geçiremeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Eğer manifoldlarınız kirli ise temizleme ve parlatma işlemlerini şiddetle tavsiye ederim. Bu güzel görüntüyü hem kendinizden, hem motorunuzdan hem de etraftakilerden sakınmayın.

Sonraki yazıya kadar kendinize ve motorunuza iyi bakın.

Only a Biker knows why a dog sticks his head out of a car window.

Read more here: http://www.ledger-enquirer.com/2010/04/29/1380481_motorcycle-mottos-or-things-my.html#storylink=cpy

 Erhan